CERN deneyi nedir? Tanrı Parçacığı

CERN (Avrupa Nükleer Araştırma Konseyi) deneyinde aranan aslında “Higgs Parçacığı” (Higgs bozonu). 1964 yılında Peter Higgs ve arkadaşlarının geliştirdiği kurama göre, evrenin ilk oluşumu sonrasında (büyük patlama) ortaya çıkan tüm parçacıklar kütlesiz idi. Kütlesiz parçacıklar evrende yüzerken Higgs alanı içinde idi. Bu alan içinde Higgs bozonu sayesinde bir kütleye sahip olurlar. Bozulumun ağır yada hızlı oluşumu ile madde çeşitliliği oluştu. Higgs alanı parçacık olmasa da, Higgs bozonu W ve Z bozonu gibi bir parçacıktır. İşte aranan tüm kütlesiz parçacıklara hayat veren ve onları maddeye çeviren sihirli aracı bozon bulunursa ne olur bir düşünün.
Bir zamanlar “Dzyan Kitabı” diye küçük bir kitapçık okumuştuk. Bu kitabın başında “Fohat” diye bahsedilen bir ruh, tüm evrende dolaşmış ve kütlesiz nesnelerin içinden geçerek onlara ruh verdiği yazılı idi. Fohat, kitapçığa göre Tanrı' nın ruhu idi. CERN deneyinde bahsedilen ve içinden geçtiği kütlesiz parçacıkları maddeye çevrilen “Higgs bozonu” ise, bugün buna “Tanrı Parçacığı” deniyor.
CERN deneyi, 9 gün düzgün çalıştıktan sonra bilinmeyen nedenden dolayı elektromanyetik mıklatıslar eridi ve devre dışı kaldı. Onarımı bir yıl sürdü ve cihaz tekrar “Higgs bozonu” elde etmek için çalışmaya başladı.
Higgs alanını deneylerde göremeyiz, ama Higgs bozonu diğer parçacıklar ile etkileştiği için CERN deneyinde görüleceği varsayılıyor.


Deneylerde kullanılan foton kütlesiz ama W ve Z bozonları ağır kütleli. Oluşum için birden fazla Higgs bozonuna gerek var. Bunun içinde. Çok kısa bir süre içinde çok sayıda çarpışmaya ve çok sayıda Higgs bozonu üretmeye gerek var. Kuramsal olarak elektron ve pozitronun yok olmasıyla Higgs ve Z bozonlarının oluşması gerekir. CERN deneyinde 450 GeV hızına kadar çıkılmasına rağmen Higgs bozonu elde edilemedi. Halbuki teorik olarak 160-180 GeV hızda bulunacağı hararetle ileri sürülüyordu. Olmadı.
 Şimdi hedef çok büyüdü. 7 TeV hıza ulaşılabileceği ve bu arada mutlaka bulunacağı söyleniyor. Dahada kötümserler 14 TeV kadar deneyin devam edeceği, bu arada bulunacağını söylüyor. 

Kütlesiz bir şeyden madde yaratmak, yani Tanrı gibi yoktan var etmek. Bu bir teori... Üstelik tamamen bilimsel. BİLİM, YOKTAN VAR ETMENİN PEŞİNDE.

(yukarıdaki resimde 2010 yılında 200 GeV hızda Higss bozonuna ulaşılacağı varsayılıyordu. Ama deney tamir ile hem 1 yıl gecikti, hemde 200 GeV de parçacık görülmedi. Şimdi hedef 7000 GeV oldu. Bu seviyeye ise 2012 yılında ulaşılacağı umuluyor. )  

7 TeV hıza 2012 yılı sonlarında ulaşılabilecek. Burada birazda uyanıklık var gibi. 2012 yılı sonlarında FOTON kuşağı saldırısı ile kütlesiz fatonların daha fazla olduğu bir dışsal çevrede belkide deneyin başarıya ulaşılacağı ümidi. Kıyamet kıyamettir, insan eli ile yaratılmış olsa da.
İşin birazda bilimsel ve dinsel boyutuna bakalım.
Bilimsel olanı şu: E=MC2 Yani, madde ışık hızına ulaştığında ışığa (fotona) dönüşür.
Her eşitliğin iki yanıda birbirini sağlar.

Madde ışık oluyorsa, ışığında madde olması gerekir. (Tabiki arada Higgs bozonu gibi yapıştırıcı bir aracı parçacık gerekir)

Ama formüldeki E (Enerji) miktarı ne kadar arttırırsak madde ışığa dönüşür? Artma oranı nedir?

Artma oranı; 1/sqrt(1-v2/c2) formülü ile hesaplanır. İşte bu formül de açıkça bize şöyle demektedir: Bir cismin hızını artırmak için vereceğiniz enerji ışık hızına yaklaştıkça parabolik olarak büyür ve ışık hızında sonsuz olur! (Formüle v yani cismin hızı yerine c koyun! Kök içi oldu 0 ! Eh sıfırın kökü de sıfır olduğuna ve sayı bölü sıfır da sonsuz olduğuna göre, enerji de sonsuz olur!…)

Deneyde ışık hızının % 99,999 kadar hızla parçacıklar çarpıştırılacak, ama ışık hızında değil. Peki ışık hızına çıkmak için ne kadar enerji gerekir; Cevap: Sonsuz... (2)

O yüzden deneylerde ışık hızının yüzde yüzüne ulaşılacak denilmiyor. 

Böyle bir hız ve enerji imkansız olduğu için 14 TeV değil, Triyon TeV yapsanız dahi madde elde edemezsiniz!
Buna ancak Tanrı' nın gücü yeter.
Mısırda insanlar Güneşe tapardı, diğer pagan dinlerde aynı. Ama anladığımız anlamda onlar güneşe değil, ışığa yani içindeki Tanrı' nın gücüne taptılar. (1)
Sizin “Higgs bozonu” dediğiniz şeye.
Işık foton veya elektromanyetik alan olarak tarif edilir. Madde özelliliği olmayan madde.
Yoktan var etmek.
İstenilen maddeyi tılsımlı Higgs bozonu parçacığı kullanarak elde etmek.
Tanrı rolü oynamak.

Buna kimsenin gücü yetmez.

Sonsuz enerji gerekli, hemde bilimsel olarak,

Hiçbir zaman gerçekleşmeyecek hayalin deneyini yapmak.

Bize göre; bunu bilmek için deneye gerek yok.

Şimdi sorumuz şu; 8 milyar dolar kimin cebinde?

Not: (16/12/2010) Şimdilerde söylenene göre;  CERN deneyinin maliyeti 10 Milyar Doları aşmış durumda, halbuki 2000 yılındaki tahmini bütçe 1.6 Milyar Dolar idi. Gerçek karadeliğin etkisi bu projeye para veren devletlerin cebinde oluşmuş sanki. Birde bu kompleksin küçüğünü Ankara' ya kurmak isteyenler var. Bizim neyimiz eksik, kuralım tabi ki, parada hazır, "işsizlik fonunda" biriken 50 Milyar TL nin, 6-7 Milyarını verelim, nasıl olsa bu para işsizlere dağıtılmıyor. 

Not: (05/01/2013) CERN deneyine, 2015 yılına kadar ara verildi. Neden ise; bulunamayan parçacığı daha yüksek enerji seviyelerinde aramak için yeni düzenlemeler yapmak. Tabiki daha fazla masraf demek bu..... Türkiye, CERN deneyine katılmaktan vazgeçti. İyi oldu devletlerin cebine dalan bu karadelik en azında bize bulaşmadan geçti gitti.

 

Kaynak:

Nisan-2010 Bilim Teknik Dergisi

Ekim-2000 Bilim Teknik Dergisi

PDF linki        http://www.biltek.tubitak.gov.tr/haberler/fizik/2000-10-2.pdf

 

2000 yılında yayınlanan pdf deki yazıda ilgi çekici şu ibare var: "Higgs bozonunun varlığını göšsterebilecek "işaretler" saptadıklarını açıkladılar." aslında Higgs bozonu 2000 yılında bulundu mu? bulundu ise tekrar bulunmak için 10 milyar doları harcamak gerekli midir? Bulundu da yoksa sonradan kayboldumu? Yazıda bulundu diyor ve çok kısa bir süre içinde kaybolduğunu, işe yaramayacağı diye bir çıkarımda söz konusu"            

(2) Yazıdaki kısmi alıntı yeri  : http://www.fizikkulubu.net/isiktan-hizli-parcaciktakyon/

(1) "Sen ufukta netafetle yükselirsin ey hayatın kaynağı olan Aton! Yeryüzünü güzellikle doldurursun! Işıkların yerleri ve yarattığın herşeyi kaplar ve herşey senin aşkının bağları ile bağlanır. Işıkların her yeri besler; her göz kendi üstünde seni görür; ey arzın üstündeki günün Aton'u! Ey senki  TEK İLÂHSIN ve hiç bir benzerin yoktur. Sen arzı istediğin gibi yarattın!."  (İkhanaton' nun bir duasından) O; güneşten akıp gelen ve bütün hayatın kaynağı olan nura ve hararete tapınır. Mısır Tarihi-Prof. Dr. Y. Z. Özer

Dzyan Kitabı kaynak bölüm:" O zaman, Svâbhâvat (boş ve zamansız uzay), atomları sertleştirmek üzere Fohat'ı gönderir."  (1. Bölüm, III-12)

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !